Gılgamış Destanı

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Gılgamış Destanı 
British Museum Flood Tablet.jpg
Destanın Akadcadaki Büyük Tufan tableti
Yazım yılı y. 1800
Ülke Mezopotamya
Özgün dili Sümerce
Ortam türü Kil tablet

Gılgamış Destanı, antik Mezopotamya'dan günümüze ulaşan en eski edebiyat eseri ve Piramit metinlerinden sonra en eski ikinci dini metin olarak kabul edilen destansı bir şiirdir. Gılgamış'ın yazınsal tarihi, Üçüncü Ur Hanedanlığı'ndan (y. 2100) kalma Uruk kralı Bilgamış ("Gılgamış" için kullanılan Sümerce ad) hakkında yazılan beş Sümer şiiriyle başlar. Bu bağımsız hikâyeler, daha sonra Akadcada birleşik bir destan için kaynak malzeme olarak kullanılmıştır. "Eski Babil" versiyonu olarak bilinen bu birleşik destanın günümüze ulaşan ilk versiyonu, MÖ 18. yüzyıla dayanır ve adını açılışından (Shūtur eli sharrī: "Diğer Tüm Krallardan Üstün") almıştır. Destanın sadece birkaç tableti günümüze ulaşmıştır. Sîn-lēqi-unninni tarafından derlenen daha sonraki Standart Babil versiyonu, MÖ 13. yüzyıldan 10. yüzyıla kadar uzanır ve Sha naqba īmuru[a] ("Sonsuz Derinliği Gören", modern terimlerle: "Bilinmeyeni Gören") açılışına dayanır. Bunun yaklaşık üçte ikisi daha uzundur ve on iki tabletlik sürüm kurtarılmıştır. En iyi kopyalardan bazıları, MÖ 7. yüzyılda yaşamış olan Asur kralı Asurbanipal'in kütüphane kalıntılarında keşfedilmiştir.

Hikâyenin ilk yarısında Uruk'un kralı Gılgamış ile tanrılar tarafından Gılgamış'ın Uruk halkına baskı yapmasını önlemek için yaratılan vahşi bir adam olan Enkidu anlatılır. Enkidu, bir fahişeyle cinsel ilişkiye girerek medeni hale geldikten sonra Gılgamış'ı bir güç sınavına davet ettiği Uruk'a gider. Gılgamış, mücadeleyi kazanmasına rağmen Enkidu ile arkadaş olur. Birlikte, efsanevi Sedir Ormanı'na altı günlük bir yolculuk yapar ve burada koruyucu, korkunç Humbaba'yı öldürmeyi ve kutsal Sedir'i kesmeyi planlarlar.[2] Tanrıça İştar, cinsel ilişki teklifini reddeden Gılgamış'ı cezalandırmak için Gök Boğası'nı gönderir. Gılgamış ve Enkidu, Gök Boğası'nı öldürdükten sonra tanrılar Enkidu'yu ölüme mahkûm etmeye karar verir ve Enkidu'nun canını alır.

Destanın ikinci yarısında, Enkidu'nun ölümünden ötürü acı çeken Gılgamış'ın sonsuz yaşamın sırrını keşfetmek için uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkması anlatılır. En nihayetinde "Aradığınız hayatı, asla bulamayacaksınız. Tanrılar insanı yarattığında insanın payına ölüm düşmüştür ve tanrılar, hayatı kendi ellerinde tutmuştur." bilgisini öğrenir.[3][4] Bununla beraber inşa ettiği büyük yapılar, Siduri'nin tavsiyesi ve ölümsüz adam Utnapiştim'in Büyük Tufan hakkında söyledikleri sayesinde Gılgamış'ın ünü, ölümünden sonra Gılgamış hikâyesine olan ilginin artmasıyla günümüze ulaşmış; birçok dile çevrilmiş ve popüler kurgu eserlerinde yer almıştır.

Önem[değiştir | kaynağı değiştir]

Destan, tarihte bilinen en eski medeniyetlerden olan Sümerlerin yaşayışları hakkında bilgi verir ve kendisi de ilk yazılı destan olma özelliğini taşır.

Gılgamış Destanı'nın en önemli özelliklerinden biri de, anlattığı "Tufan" öyküsünün, küçük değişimlerle üç büyük dinin kutsal kitaplarında aynen yer almasıdır."[5] Örneğin Gılgamış, ölümsüzlük otunu bulan Ziusudra’yı (Utnapiştim) bulmak için yola çıkar ve Tilmun adasına ulaşır. Ziusudra burada Tevrat ve Kur'anda Nuh'un yaşı konusunda tekrarlanan bir ifadeyle kendisinin 950 yaşında olduğunu söyler ve yaklaşık yarım asır önce yaşadığı tufan hikâyesini Gılgamış’a anlatır.[6][7]

Destan ve tufan destanı[değiştir | kaynağı değiştir]

Gılgamış destanında tufan tableti, Akad dilinde.

Kral Gılgamış ölümden kurtulma çabasıyla dünyanın öbür ucuna kaçar. Orada tufandan sağ kurtulmuş Utnapiştim’le karşılaşır. Tanrı Enlil onun hala hayatta olduğunu öğrenince kızar. Ama bu haberlerle içi rahatlayan diğer tanrılar bir daha böyle bir afetin yaşanmaması gerektiğine karar verir. "[5]


Utnapiştim Gılgamış'a dedi:

"Gılgamış, sana gizli bir şey açayım. Tanrıların gizini söyleyeyim: Şurippak, senin bildiğin bir kent, Fırat'ın kıyısındadır. Bu kent çok eskiden varken, tanrılar bu kentin yanındaydılar. Tanrıların aklına bir tufan yapmak geldi. Bunların babaları soylu Anu, hükümdarları yiğit Enlil, büyük vezirleri Ninurta, su yolcuları Ennagi ve Bilge Ea da onların toplantısında yer aldı.”

Ea, tanrıların verdikleri kararı, kamıştan bir çite anlattı:

"Kamış çit, kamış çit! Duvar, duvar! Kamış çit dinle, duvar anımsa!

Şurippaklı Ubar-Tutu'nun oğlu, evi sök. Bir gemi yap ….. Canını kurtar! Canlı yaratıkların her türünden geminin içine yükle. Yapacağın geminin her yanı boda bir ölçüde olsun. Onun eni ve boyu bir ölçüde olsun. Yağmura karşı onun her yanına bir çatı kur!"

'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı. Güçlü erkekler gemiye yedek kereste getiriyorlardı. Onuncu günde geminiyi oluşturdum. Geminin her bir iku genişliğindeydi. Kenarları iki kez on kamış yüksekliğindeydi. Gemiyi altı katlı yaptım. Geminin alt ve üst güvertelerini yedi bölüme ayırdım, ambarını da dokuza böldüm. Ortasına da su kazıkları çaktım. Güzel kürek seçtim ……... Eritmek için kazana zift döktüm. ……. Ustalara, ırmak suyu gibi bira, rakı, şırlık ve şarap akıtıldı. ……. Gemi yedinci günde tamam oldu. ………..Elime geçen her şeyi içine yükledim. … Bütün soyumu, sopumu ve kavmimi gemiye bindirdim. Yazının yabanıl, yazının evcil hayvanlarını ve bütün ustaları gemiye aldım. '

Bundan sonraki safhada Tufan’ın sona erişi, Utnapiştim’in sevinç gözyaşları döküşü, geminin Everst dağına oturuşu, suların çekilip karaların tekrar meydana çıkışını kontrol için karaya geşişinin 7.gününde Utnapiştim’in arka arkaya Güvercin, kırlangıç ve karga salıverdiği, diğerlerinin konacak yer bulamadıkları, ancak karganın bir kuru kara parçasını gagaladığı, bundan sonra da dört yöne her şeyi salıverip kurban kestiği ve tütsü kurbanı yaptığı anlatılmaktadır

Tufan efsanesi M.Ö.2000, M.Ö.1833-1750 ve M.Ö. 1250 tarihlerinde meydana getirilmiş değişik versiyonlara sahiptir.[8]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ 2008 yılında, Ugarit'te bulunan ve standart versiyondan önce yazılmış olan ortalama Babil versiyonunun el yazmaları Sha naqba īmuru ile başlamıştır..[1]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Sin-léqi-unnínni (2007). Ele que o abismo viu (Portekizce). Jacyntho Lins Brandão tarafından çevrildi. Autêntica. s. 23. ISBN 978-85-513-0283-5. 
  2. ^ Krstovic, Jelena O., (Ed.) (2005). Epic of Gilgamesh Classical and Medieval Literature Criticism. 74. Detroit, MI: Gale. ISBN 9780787680213. OCLC 644697404. 
  3. ^ Thrower, James (1980). The Alternative Tradition: A Study of Unbelief in the Ancient World. The Hague, The Netherlands: Mouton Publishers. 
  4. ^ Frankfort, Henri (1974) [1949]. "Chapter VII: Mesopotamia: The Good Life". Before Philosophy: The Intellectual Adventure of Ancient Man, an essay on speculative thought in the ancient near East. Penguin. s. 226. OCLC 225040700. 
  5. ^ a b "Arşivlenmiş kopya". 12 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Temmuz 2012. 
  6. ^ "Arşivlenmiş kopya". 4 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2012. 
  7. ^ "Arşivlenmiş kopya". 2 Haziran 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2012. 
  8. ^ "Arşivlenmiş kopya". 11 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2012. 

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Yapıtın, Cumhuriyet Gazetesi Dünya Klasikleri Dizisi'nde yayımlanan baskısının çevrimiçi okunabileceği bağlantı 1 Şubat 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..