Babaî Ayaklanması

Wikipedia tasarımı üzerinden görüntüle.

Babai Ayaklanması ya da Babai İsyanı ya da Baba Resul Ayaklanması / İsyanı, Vefâ’îyye tâkipçilerinden Baba İlyas Horasani ve müridi Baba İshâk Kefersudî’nin 1240 yılında Anadolu Selçuklu Devleti topraklarında çıkardığı ayaklanmadır. Ayaklanma Maraş, Adıyaman, Kahta, Gerger, Elbistan, Kefersud, Harran, Urfa, Amasya ve Tokat bölgelerindeki Türkmen kitleleri arasında yayılmıştır.[1] Anadolu Selçuklu tarihindeki en büyük Türkmen ayaklanmasıdır.[2][3] Ama bu olayı izleyen yüzyıllarda ortaya çıkan ve Babai hareketi ya da Babâîlik olarak bilinen siyasi, toplumsal ve dini nitelikteki hareketin etkisi yıllarca sürmüştür.

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüze ulaşan kaynaklar esas olarak Farsça kaleme alınmış bir Müslüman çalışması ile biri Latince, diğeri Süryanice olmak üzere iki Hıristiyan kitabıdır. Ortaçağ kaynaklarından diğerleri birkaç cümlelik bilgiler vermektedir. Üçüncü el kaynaklar ise daha fazla bilgi içermektedir.[4] Günümüzde ise konu üzerine yerli ya da yabancı pek çok çalışma vardır. Ayaklanmanın niteliği konusunda ise araştırmacılar oldukça geniş bir yayılım içinde değerlendirme yapmaktadırlar. Yalın olarak bir “Türkmen isyanı” olan ayaklanmayı Marksist araştırmacılar, bir “köylü isyanı” olarak, bir sınıf mücadelesi olarak tanımlamaktadır. Diğer yandan tarihte böyle bir olayın gerçekleşmediği, Türkmenlere düşman Anadolu Selçuklu yöneticilerinin Türkmenleri suçlamak için uydurdukları bir söylence olduğu ya da Alevi Türkmenleri imha etmek isteyen Sunni Anadolu Selçuklu idarecilerinin katliamı olarak anlatan tarihçiler vardır.[5]

Genel olarak önderler[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayaklanmanın propaganda, örgütlenme ve yönetilmesinde etkin olan unsurlar heterodoks dervişlerdir. Farklı tarikatlara mensup olsalar da, Melamilik akımının etkilerinin görüldüğü belirli bir tasavvuf anlayışına sahip kimselerdir. Moğol istilası nedeniyle Anadolu'ya göç eden bu dervişlerden bir kısmı kentlere yerleşirken, diğerleri kırsal alana yönelmiştir. Kırsal alanda faaliyet gösterenler Türkmen babaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir kısmı aynı zamanda Türkmen boy şefleridir. Ayaklanmanın esas önderi Baba İlyas da böyledir. Şamanizmin kam – ozanlarına benzeyen, medrese eğitimi görmemiş bu dervişler bir halk İslamı anlatmaktadırlar. Bu halk İslamı Müslüman hükümdarlıkların desteklediği, yaygın, geleneksel, bu haliyle ortodoks olarak tanımlanan Sünni anlayışının dışında, bu haliyle heterodoks olarak bilinen inanç sistemidir. Herzaman siyasi otoriteye muhalif ve ayaklanmaya eğilimli bir takım akımlar içinde görülmektedirler.[6] Babai Ayaklanmasına katılan dervişlerin içinde, şeriat ve ahlak kurallarına uymayan, dini yasakları umursamayan, şarap ve esrar kullanan, aralarında homoseksüellerin de bulunduğu Kalenderi'in bulunduğu, belki de çoğunlukta olduğu belirtilmektedir.[7] Kalenderiler dışındaki dervişlerin, boy şefleri olmalarının da sayesinde birer zaviye açtıkları görülmektedir. Bu zaviyeler merkezi yönetim tarafından resmen tescil edilmiştir ve mali yönden vakıf arazileriyle desteklenmiş, ayrıca vergi bağışıklığı da sağlanmıştır. Böylece çok sayıda zaviye sahibi şeyh, varlıklı ve geniş bir aileye sahip oluyor, böylelikle önemli bir güç elde ediyorlardı. Bir kısmı tarih boyunca varlıklarını sürdürmüş ve Osmanlı dönemine kadar, hatta günümüze kadar gelebilmiştir.[8]

Baba İlyas'ın da temasta olduğu anlaşılan Türkmen babalarının Kalenderi (Abdallar), Yeseviler (Hacı Bektaş Veli), Haydariler ve Vefailer gibi tarikatlardır.[9] Vefailer özellikle önemlidir. Tarihi kaynaklardaki ipuçlarından anlaşıldığı kadarıyla Babai Ayaklanması'nın esas yönetici kadrosu, Baba İlyas ve Baba İshak da dahil Vefai tarikatına bağlı oldukları ileri sürülmektedir.[10]

Kitle tabanı[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüze ulaşan tarihi belgelerde ayaklanmanın kitle tabanına ilişkin bilgiler ne yazık ki yetersizdir. Yakın tarihte bu konuyu kapsayan üç çalışma, önemli bilgiler sağlamıştır. Bunlar Ahmet Refik'in Anadolu'da Türk Aşiretleri (966-1200), Faruk Sümer'in [Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri – Boy Teşkilatları - Destanları] ve Rudi Paul Lindner'in (Nomands and Ottomans in Medieval Anatolia) çalışmalarıdır. Tüm bu kaynaklardan derlenen bilgilerimize göre Babai Ayaklanmasının en geniş ve en aktif kitle tabanını konar-göçer Türkmenler oluşturmaktadır. Yoğun bir Türkmen göçü, XIII. Yüzyıl başlarında Karahıtaylar'la Harzemşahlar arasındaki savaşlarla ağır bir şekilde tahrip olan Fergana bölgesinden Anadolu'ya olmuştu. Diğer bir göç dalgası Maveraülnehir, ardından Harzemşah ülkesine yönelen Moğol istilalarının sonucu olmuştur. Bu göç dalgalarıyla Anadolu'ya büyük sayıda Oğuz toplulukları yanı sıra Harzemşah ordusunu oluşturan Kıpçak Türkleri büyük gruplar gelmiştir.[11] Bu yoğun göç dalgasını Anadolu'ya yerleştirmek Anadolu Selçuklu yönetimi için bile güçlükler getirmiştir. Ocak, kaynaklardaki bazı ifadelerden yola çıkarak ayaklanmaya katılanlar içinden bir kısmının elde edilen ganimetten pay almak isteyen Orta Anadolu'dan ve Güney Doğu Anadolu'dan köylüler, hatta bir kısmının Hıristiyan köylüler ile kentlerdeki işsiz kesimin olabileceğini belirtmektedir. Genel olarak ifade edilirse bunlar ganimetten pay almak isteyen, ganimet peşindeki unsurlardır.[12]

Ayaklanmanın niteliği ve nedenleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Yerleşik halkın inançlarına göre Şamanist[kaynak belirtilmeli] Türkmenlerin Orta Asya'dan getirdikleri inançlar ile İslamiyet'in bir nev'i sentezi olarak kabul edilebilen Bâbâ'îlik, Alevîliğin ana temellerinden biri olmuştur. Ayrıca, XVI. yüzyıldaki Alevî-Türkmen ayaklanmaları üzerinde de büyük etkisi vardır. Sonuçları itibarıyla bu isyan ile Anadolu Selçukluları zayıflamış ve Anadolu, Moğolların saldırısına açık hale gelmiştir.

Baba İshâk Kefersudî’nin vazife ve yetkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Baba İlyas'ın en önde gelen hâlifesi konumunda olan Baba İshâk Kefersudî ayaklanmanın propaganda ve teşkilâtlanma safhasından filen başlatıp yürütülmesine kadar her konuda Baba İlyas tarafından tam yetkili kılınmıştı.[13] Elvan Çelebi'nin sağladığı yeni bilgilerin ışığı atında İbn-i Bîbî'nin çelişkili ifadeleri tekrar değerlendirildiğinde isyânı asıl tertip edenin[kaynak belirtilmeli] Baba İshak değil Baba İlyas olduğu anlaşılmaktadır.[14]

Hazırlayan nedenler[değiştir | kaynağı değiştir]

13. yüzyılda Moğol baskısıyla çok sayıda göçebe Türkmenler, Azerbaycan ve Horasan'dan Anadolu'ya göçmüştü. Ama Anadolu Selçuklu yönetimi bu kitlelerin batı kesimlerine geçmelerine izin vermiyordu.[kaynak belirtilmeli] Anadolu’da yerleşik yaşama geçmiş olan Türkmenler ile bu yeni gelen göçer Türkmenler arasında da otlak ve kışlak paylaşımında anlaşmazlıklar yaşanıyordu.[kaynak belirtilmeli] Anadolu’da dar bir bölgede sıkışıp kalan Türkmenler kısa sürede yoksulluğa sürüklendiler. Bu durum göçerler ile yerleşikler arasında çatışmalara yol açtı. Anadolu Selçuklu yönetimi yerleşik olan halkı koruyor ve yeni gelenleri cezalandırıyordu. Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in adaletsiz yönetimi, yoksul ve haksızlığa uğrayan geniş kitlelerinin Baba İlyas'ın çevresinde toplanmasına da yol açtı. Baba İlyas'ın yardımcısı olan Baba İshak, göçebe Türkmenleri örgütledi ve onları bir ayaklanmaya hazırladı. Artık Baba İshak'tan gelecek işareti beklemeye başlamışlardı.

Babâ’î İsyânı’nın safhaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayaklanmanın başlaması[değiştir | kaynağı değiştir]

Baba İshâk Kefersudî Adıyaman Hısn-ı Mansûr yakınlarında Kefersud bölgesinde yaşayan Türkmenleri silahlandırarak çevreyi ele geçirmek suretile isyânı başlatmış oldu. Üzerine gönderilen Selçuklu kuvvetlerini peşpeşe yenilgiye uğratarak Adıyaman, Gerger ve Kâhta'yı zaptetmeyi başardı.

Ayaklanmanın yayılması ve Baba İlyâs’ın idamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Daha sonra ise Malatya üzerine yürüyerek buradaki Selçuklu Valisi Muzaffer’ûd-Dîn Ali Şîr kuvvetlerini de bozguna uğrattıktan sonra kendisine katılan takviye kuvvetlerle Amasya’ya ulaştı. Onun bu başarıları karşısında, gelişmelerden Baba İlyas’ı mesul tutan Selçuklu Komutanı Mübâriz’ûd-Dîn-i Armağanşâh Baba İlyas’ı derhal idam ettirdi.[14][kaynak belirtilmeli] Baba İlyas'ın idamına pek öfkelenen Baba İshak bu mevkîde Mübâriz’ûd-Dîn-i Armağanşâh kuvvetlerini de dağıttıktan sonra doğrudan Payitâht Konya üzerine yürüyüşe geçti.[15]

Malya meydan muharebesi ve ayaklanmanın bastırılması[değiştir | kaynağı değiştir]

Baba İshak’ın güçlerine ayaklanan Türkmenler'in yanı sıra, Halep ve Antep yöresine sürülmüş olan Harezm Türkleri de katılınca ayaklanma daha da geniş bir bölgeye yayılmış oldu.[kaynak belirtilmeli] Elbistan’da yenilen Anadolu Selçuklu ordusu Sivas’ı ayaklanmacılara bırakmak zorunda kaldı. Ardından Amasya ve Kayseri de ayaklanmacıların eline geçti. Ayaklanmacılar başkent Konya’yı tehdit etmeye başlayınca, II. Gıyaseddin Keyhüsrev buradan ayrılmak zorunda kaldı. Baba İlyas'ın Amasya Kalesi'nde öldürülmesi ayaklanmacıları daha da kışkırttı. Ayaklanmacılar Kırşehir'e doğru ilerlemeye başlamışlardı. 1240 tarihide Baba İshak kumandasındaki Babâîler, aileleri, sürüleri ve bütün ağırlıklarıyla Kırşehir’in doğusunda yer alan "Malya" Ovası’nda "Emîr Necm’ed-Dîn" komutasındaki Selçuklu Ordusu ile karşı karşıya geldiler. Kumandan Emîr Necm’ed-Dîn'in zırhlı kuvvetlerden oluşan kiralık Frank askerlerini öne almak suretiyle saldırması[kaynak belirtilmeli] neticesinde "Babâîler Ordusu" darmadağan oldu. Muharebenin sonunda Baba İshak ta hayâtını kaybetmişti. Mağlup olan Babâîler'in tamamı kadın ve çocuklar hariç herkes kılıçtan geçirildi.[2][kaynak belirtilmeli]

Bâbâ'î ayaklanmasının belli başlı sonuçları[değiştir | kaynağı değiştir]

Bâbâ'î Ayaklanması, Anadolu Selçuklu Devletini iyice güçsüz duruma düşürdü ve Anadolu Selçukluları Anadolu’ya giren Moğollara 1243’teki Kösedağ Savaşı’nda teslim olmak zorunda kaldı.[kaynak belirtilmeli] Bâbâ'î Ayaklanması bastırılmasına karşın, bu harekete bağlı olarak yayılan Babâîlik inancı etkisini uzun zaman sürdürmüştür. Bâbâ'î ayaklanmasının meydana getirdiği tesirleri aşağıdaki maddeler halinde sıralanabilir:

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Salim Koca, sh.: 12
  2. ^ a b TDV, İslâm Ansiklopedisi, Cilt 4, Sahife 368-369.
  3. ^ Dursun Gümüşoğlu: Tâcü'l Arifîn es-Seyyid Ebu'l Vefâ Menakıbnamesi - Yaşamı ve Tasavvufi Görüşleri, Can Yayınları, 2006, s. 48
  4. ^ Ahmet Yaşar Ocak, sh.: 21
  5. ^ Ahmet Yaşar Ocak, sh.: 9, 40 - 51
  6. ^ Ahmet Yaşar Ocak, Sh.: 83 - 86
  7. ^ Ahmet Yaşar Ocak, Sh.: 89. 90
  8. ^ Ahmet Yaşar Ocak, Sh.: 86
  9. ^ Ahmet Yaşar Ocak, Sh.: 86 - 94
  10. ^ Ahmet Yaşar Ocak, Sh.: 95
  11. ^ Ahmet Yaşar Ocak, Sh.: 75 - 77
  12. ^ Ahmet Yaşar Ocak, Sh.: 81, 82
  13. ^ Elvan Çelebi, Menâkıb’ûl-Kudsiyye, sahife 47-54.
  14. ^ a b c d Ocak, Ahmet Yaşar XII yüzyılda Anadolu'da Babâîler İsyânı, sahife 83-89, İstanbul, 1980.
  15. ^ İbn-i Bîbî, El-Evâmir’ûl-‘alâ’iyye, sahife 498-499.
  16. ^ Balcıoğlu, Tahir Harimî, Türk tarihinde mezhep cereyanları, (Mukaddime ve Notlar: Hilmi Ziya Ülken), Kanaat Yayınları, Ahmed Sait tab'ı, İstanbul, 1940.
  17. ^ TDV, İslâm Ansiklopedisi, Cilt 4, Sahife 373-374, İstanbul, 1991.

Yararlanılan kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]



This page is based on a Wikipedia article written by contributors (read/edit).
Text is available under the CC BY-SA 4.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.

Destek